Dalış Çeşitliliği ve Uzmanlıklar

Dalış Çeşitliliği ve Uzmanlıklar

Merhabalar, Ben Cenk Moralıoğlu.

1993 yılından bu yana içinde olmaktan büyük keyif alıp heyecan duyduğum dalış dünyası ile birlikteyim. İlk dalışımdan bu yana yapmış olduğum dalışların tamamında yeni tatlar tadıp, her dalışımda yeni şeyler öğrendim. Ve bunun heyecanını da yıllar yılı kaybetmedim. Dalış hayatıma İzmir’in en eski dalış merkezlerinden Ege Barakuda Dalış Merkezi’nde, gerek Türkiye’nin gerekse de dünya dalış camiasında adı oldukça önemli yer tutan, büyük ustamız rahmetli Necat Coşkun’un himayesinde başladım. Bu onuru taşımaktan gurur duymaktayım. Ustamızın vefatından sonra Ege Barakuda Dalış Merkezi’nin eğitmenleri olarak devam ettirmeye çalıştığımız merkezimizden bu yıl ayrılarak, daha farklı misyona ve görüş açısına sahip 300 Bar Dalış Merkezi’ne geçiş yaptım. Bundan sonra tecrübelerimi aktarmaya ve eğitimlerime burada devam edeceğim.

Daha önce sevgili dalış eğitmenimiz Engin Kondul’un yazısıyla, temel anlamda donanımlı sportif dalışa bir adım atmıştık. Dalışın geçmişten günümüze kısa tarihçesini, nasıl doğduğunu, dalış yapmak için gerekli ana malzemeleri, bu malzemelerde neden bize ait olanları tercih etmemiz gerektiği, malzemelerin fiyatları, dalışın maliyetini ve dalışı kimlerin yapıp yapamayacağını, zorluğunu ve kolaylığını ve bize neler kazandıracağını Engin Hoca’mızın yazısıyla az çok öğrenmiştik. Elbette yeni bir aktivitenin önce genel ABC’sini öğrenerek yola çıkılması gerekir. Ancak insanın yapısı gereği bu öğrenim tamamlandığında daha fazlası istenir. Başlangıç kursuna ilk gelen öğrencilerimizin çoğu, bu kursu bitirdiklerinde maksimum 18 metreye inebileceklerini duyduğu zaman ¨bize bu derinlik yeter de artar bile¨ şeklinde tepki veriyorlar. Ancak derinliklerin gizemi, büyüsü, üç boyutluluğu ve en önemlisi derinliklerden yani deniz kızlarından gelen “Daha derine gel !!!!” çağrılarına kayıtsız kalamıyorlar. Bu da kursların daha ileri seviyelerine ve çeşitliliklerine doğru yeni bir yol açıyor derinlik severlere.

Başlangıç kursunu okulumuz bünyesinde siz derinlik sever öğrencilerimize verdikten sonra, çeşitliliği ve heyecanı daha da artırmak için sizlere kılavuzluk yapmak her daim asli görevimizdir. Derinlik sever öğrencilerimiz, başlangıç seviyesi olan Bir Yıldız Dalıcı (TSSF/CMAS sisteminde) veya Open Water Diver (PADI sisteminde) kursularının tamamlanmasını takiben, TSSF (Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu) ve PADI (Professional Association of Diving Instructors) sistemlerinde bulunan branşlamaya dayalı özel Uzmanlık Dalışları Kurslarımıza başlayabiliyorsunuz. Bazı uzmanlık kursları başlangıç seviyesi kurslarından sonra alınabileceği gibi bazı uzmanlık kursları da İleri Seviye dalış kurslarını bitirdikten sonra alınabilir. İleri Seviye kursları bitirdikten sonra alınmasının nedeni ise dalışlarda macera dalışı dediğimiz bu uzmanlıkları ve dalışların aslında tecrübe getirmesidir. Öncelikle İleri Seviye kurslar nelerdir bunları ele alalım ve sonrasında da bu işin biraz macera kısmı olan uzmanlıkları inceleyelim.

İleri Seviye kurslarımız hangileridir?
Başlangıç seviyesi kurslarını bitirmenizi takiben ileri seviye kurslara katılabilmek ve tecrübenizi arttırmak amaçlı olarak 20 adet dalış yapmanız gerekmektedir. PADI sisteminde bu zorunluluk aranmazken TSSF/CMAS sistemindeki amaç, daha çok tecrübe edinmenizden başka bir şey değildir. İleri seviye kurslarında iki adet teorik ders bulunmaktadır. Bu derslerin birincisinde alınacak (seçilen ve mecbur olanlar) dalış türlerine ait bilgi brifingi şeklinde gerçekleşirken, ikinci teorik derste CPR ve ilkyardım bilgileri siz dalıcı adaylarına aktarılmaktadır. Her iki sistemde de bu seviye kursumuzda final sınavı olmamakla birlikte hedef sadece tecrübe ve çeşitliliği artırmaktır. Bu seviye kursa ait dalışlarımızdan Sualtı AramaKurtarma, Navigasyon ve Derin dalışlar mecburi iken, sizin seçiminize bırakılan iki adet uzmanlık dalışının seçimini kendiniz yapabiliyorsunuz. Ancak bu seviye içinde gerçekleşen dalışlar sadece dalış olarak dikkate alınmakta olup, dalışların tamamlanmasının ardından sadece kursunu aldığınız İki Yıldız Dalıcı veya Advanced Open Water Diver brövesini alırsınız. Uzmanlıkları aldığınızda ise alınan uzmanlıklara ait özel Uzmanlık Dalışı brövelerine sahip olursunuz. Bu seviyeyi tamamladıktan sonra TSSF/CMAS sisteminde Üç Yıldız Dalıcı seviyesi gelir. Bu seviyenin ders konularında Kurtarma Dalgıçlığı, Tüp Bakımı ve doldurma bilgileri, tekne kullanımına ait kurallar gibi derslerimiz bulunmaktadır. Ayrıca artık eğitmenlere sualtı ve üstünde asistanlık yapabilmektedirler. PADI sisteminde ise AOWD aşamasından sonra Rescue Diver kursu gelir. Bu kursta, sualtı ve üstünde, paniklemiş dalıcıya yardım, sualtında sorun yaşayan dalıcıya yardım, ilkyardım, CPR gibi dersler ve çalışmaları yapılır. Bu seviyenin tamamlanmasının ardından Divemaster (Dalış Lideri) seviyesi bulunur. PADI sisteminde bu seviyeyle birlikte artık dalıcı, eğitmene sualtı ve su üstünde asistanlık yapıp, bazı teorik derslerin anlatımını da yapabiliyor. İsterseniz yavaş yavaş uzmanlıklarımızı tanımaya geçelim. Ne dersiniz?

Dalış tecrübe ister. Tecrübe ise aldığınız kurslar ve yapmış olduğunuz macera dalışları ile pekişir. Mesela İleri Seviye Dalış kursunu bitirdiniz fakat derin dalış için tecrübeniz yok. Derin Dalış Uzmanlığına gelerek bu tecrübeyi edinirseniz, daha bilinçli olarak yapacağınız dalışlarda dalışın risklerinden nasıl korunacağınızı ve risklerinizi bertaraf edeceğinizi öğrenerek güvenli dalışlar yapabilirsiniz.

Sualtı Navigasyonu (1YD veya OWD seviyesinden sonra)
Karada bir yer tarif ederken genellikle sabit binaları, yolları, ağaçları, meydanları, sokakları kullanırız. Üstelik karada bir yerden ileriye doğru baktığımız zaman, gözlerimizin ulaşabildiği oranda uzağı görebiliriz. Ancak suyun altında, suyun yoğunluğunun havaya göre çok daha fazla olmasından dolayı en başta görüş mesafesi karaya göre oldukça azalacaktır. Bunun yanı sıra suyun çeşitli nedenlerden dolayı berraklığı da değişken olacaktır. Bir gün suyun altında onlarca metre ilerisini rahatlıkla görebiliyorken, bir başka gün bu görüş mesafesi bir kaç metre hatta zaman zaman bir kaç santimetreye kadar düşecektir. İşte suyun altında belli bir bölgeyi dolaşırken, gerek sabit noktaları kullanarak gerekse de sualtı kullanımına uygun pusulaları kullanarak yönümüzü bulabilir ve kaybolmadan geriye, dalışa başladığımız noktaya dönebiliriz. Suyun altında yolunu kaybetmeyi sanırım hiçbirimiz istemez, öyle değil mi?

Sualtı Arama-Kurtarma (1YD veya OWD seviyesinden sonra)
Bir tekne ile gezerken çok değer verdiğiniz büyük veya küçük bir eşyanın suya düşmesi, sizleri kalben, zaman zaman madden ve manen üzer. İşte bu şekilde olabilecek kayıpları minimum seviyeye indirmek için alacağınız bu uzmanlık sayesinde arama tekniklerini, bulduğunuz zaman onları yüzeye taşıma ve çıkarma tekniklerini öğrenebilceğiniz bu uzmanlık, hiç olmaz dediğiniz bir anda sizin işinize yarayabilir. Sevdiklerinizi size daha çok bağlayabilir ve mutlu olur, mutlu edersiniz. Mutlu bir insandan daha büyük bir hazine var mıdır ki?

Kovuk Dalışı (1YD veya OWD seviyesinden sonra)
Atalarımızdan gelen bir içgüdü olsa gerek, her ne varsa kovuklara hep bir merak salmışızdır. Acaba içinde ne vardır? Acaba bir canlının yuvası mıdır? Acaba, acaba, acaba? İşte bu acabalar suyun altında da devam eder. Bu devam eden acabaları öğrenmek istediğimizde bu sefer karşımıza şu engel çıkar: Suyun altı bize ait değildir. O zaman fazla merakla birlikte sualtı canlılarını da rahatsız etmemeliyiz. Ama merakımızı da gidermek istiyorsak bu durumda bu uzmanlığı alarak kurallarını öğrenmeli ve sualtı canlılarına zarar vermeden merakımızı giderip dalış çeşitliliğimizi arttırabiliriz.

Sualtı Fotoğrafçılığı / Videoculuğu (1YD veya OWD seviyesinden sonra)
Son zamanlarda fotoğrafçılık gibi anlık güzellikleri sonsuza kadar saklayabilme şansını bizlere veren fotoğraf makinaları çoğaldı. Çoğalınca da fiyatları haliyle eskiye göre ucuzladı. Artık günümüzde sadece fotoğraf çekmekle yetinmeyen, oldukça kaliteli videoları da kaydedebilmenize yarayan makinalar üretildi. Peki güzel bir gün batımını kıyıdan çekerken neden bu anı suyun altında çekmeyesiniz? Veya ters dönen bir deniz yıldızını kameraya alıp o muhteşem doğa harikası kurtuluş mücadelesini, su üstünde sizleri bekleyen dostlarınızla paylaşmayasınız? Sualtının bizlerle paylaşacağı sonsuz gizem ve güzelliği var. Onların bir parçasını suyun dışına götürmenize olumsuz cevap vereceğini sanmıyoruz. Üstelik suyun altında çok beğendiğiniz ancak yüzeydeki dostlarınıza da göstermek için yerinden yurdundan söküp aldığınız, örnek bir pinayı, arkadaşlarınıza gösterdikten sonra denize tekrar salmanız, onun ölümünü engellemezken, o güzelliğin sonsuz sayıda çekebileceğiniz fotoğrafları sayesinde hem o güzelliği sevdiklerinizle paylaşmış olacak hem de o canlının ölümüne neden olmayacaksınız. Çok daha güzel değil mi?

Zenginleştirilmiş Hava Dalışı – Nitroks (1YD veya OWD seviyesinden sonra)
Günümüzde normal dalışlarımızı gerçekleştirirken, tüplerimizin içerisine kompresörler yardımı ile bastığımız havanın içeriği, daha önceki yazımızda da belirtildiği üzere %21 Oksijen, % 78 Azot ve %1 Asal gazlardı. Oksijen vücudumuzda değişime uğrayıp karbondioksite dönüşürken azot, olduğu gibi kanımıza karışmakta ve herhangi bir değişim göstermemektedir. Kurallarına göre hareket edip dalışımızı tamamladığımızda yüzeyde belli bir zaman içinde ancak vücudumuzu tamamen terk etmektedir. Kullandığımız havanın içeriğindeki Oksijen miktarını arttırdığımızda, aynı miktar Azotu da karışımın içinden azaltmış oluyoruz. Bu bize ne kazandırır ki derseniz, bu bize suyun altında geçireceğimiz sürenin daha çok uzamasına yarar şeklinde cevaplayabiliriz. Peki suyun altında daha çok kalmak bize ne fayda sağlayabilir şeklindeki bir başka gelebilecek soruya da şu şekilde cevap vermek mümkün: Eğer bir sualtı arkeoloğu iseniz, eğer bir sualtı fotoğrafçısıysanız, eğer bir sualtı videocusuysanız işte o zaman suyun altında belki bir noktada kalabildiğiniz ölçüde fazla kalmak sizin için çok önemlidir. Bu kursta unutulmaması gereken, en çok yapılan bir bilgi hatasını en başta sizlerle paylaşmak isterim. Çünkü yanlış bir bilgiyi düzeltmek inanın en zor anlayan bir insana bir konuyu anlatmaktan daha zordur: Zenginleştirilmiş Hava Dalışı (Nitroks) ile daha derinlere gidilmez. Bu dalış ile inilen derinliklerde daha uzun kalınır.

Derin Dalış (2YD veya AOWD seviyesinden sonra)
Derinliklerin, daha doğrusu deniz kızlarının daha derine gelmeniz yönündeki çağrıları, özellikle bu dalış çeşidinde ayyuka çıkar. Sportif dalışlardaki maksimum derinlik olan 30 metreye, bu dalış uzmanlığıyla ulaşılabilir. Hatta eğitim amaçlı olarak bir eğitmen eşliğinde dalışı yaptığınızda limitinizi 42 metreye kadar indirebiliyorsunuz. Daha fazla derinlik, daha fazla özgürlük, daha fazla gizem ve daha fazla heyecan demektir. Gelin size bu gizemli dünyanın kapılarını açalım. Ama bir iki tanesinin değil, bir çoğunun kapısını… Sizleri bekliyor, gidelim hadi.

Gece Dalışı (2YD veya AOWD seviyesinden sonra)
Sualtı dünyası bilindiği üzere biz insanlara ait değildir. Öyle ki yardım almadan sualtında birkaç dakikadan fazla yaşamamız mümkün olmamaktadır. Sualtının gizemli ortamı bizleri aşağıya davet ederken genel kanı bu davetin güneş ışığının olduğu gündüz saatleri gidilmesi yönündedir. Oysa ki sualtı, gece saatlerinde de bambaşka gizemleri bağrında barındırarak davetini 24 saate yaymaktadır. Sualtı canlılarının bazıları gündüzleri avlanır. Bazıları da bizim pek dikkate almadığımız gece saatlerinde… İşte gündüz saatlerinde ne kadar çok dalış yaparsak yapalım, göremeyeceğimiz sualtı canlılarını görmeyi istiyorsak o halde gece davetlerini de kabul etmeli ve bu dalışa ait öğretileri almamız gerekmektedir. Nedir bu özel öğretiler? Suyun altının olmazsa olmazı ana gece dalış malzememiz fenerdir. Kaç tane olmalı? Nasıl kullanmalı? Dalış eşinizi ve/veya grubunuz sualtında kaybederseniz neler yapmanız gerektiği, sualtı canlılarına göstermemiz gereken saygı gibi bilgileri sizlerle teorik derslerimizde konuşup öğretiyoruz. Ardından gecenin gizemi ile sualtının büyüsünü birleştirmek adına suyun gece davetini kabul edip dalışımıza başlıyoruz.

Batık Dalışı (2YD veya AOWD seviyesinden sonra)
Sualtı bizlere her çeşit gizemi sunmak için can atar. Elbette bu gizemlere saygı göstermemizi de bekler. Düşünün bundan yıllar, yıllar önce üzerinde onlarca insanın barındığı bir geminin veya metrelerce yukarıda uçmanın dayanılmaz hafifliğini yaşatan bir uçağın kalıntılarını bağrında tutar ve sizlerle paylaşmak için sabırsızlanırken, siz neden hala bu daveti değerlendirmeyesiniz ki? Sualtının üç boyutlu olduğunu en çok bu dalışlarda fark edersiniz. Kendinizi zaman zaman bir Superman gibi bile hissedersiniz. Niye mi? Geminin tabanından kaptan köşküne çıkmak için küçücük bir hareketiniz yeterlidir de ondan. Elbette bu uzmanlığında yine kendisine özgü bilinmesi gereken püf noktaları bulunmaktadır. 300 Bar Dalış Merkezi olarak size öncülük etmeye yine devam ediyoruz.

İrtifa Dalışı (2YD veya AOWD seviyesinden sonra)
Atmosferik basıncın etkileri elbette dalışımızı etkilemektedir. Su seviyesinden 300 metre yukarısına kadar bir yükseklikte bulunan bir krater gölünde dalmak istersek, o zaman sorunsuzca öğrendiğimiz bilgiler ışığında dalışlarımızı gerçekleştirebiliriz. Ancak ya istediğimiz dalış alanı 300 metreden daha yukarıdaysa? İşte o zaman işler değişmektedir. Asla özel eğitimini almadan bu dalışı gerçekleştirmemeliyiz ki sonuçları üzücü olmasın. İşte bu durumlarda da sizlere yardımcı olmak 300 Bar Dalış Merkezi olarak bizleri mutlu edecektir. Her iki sistemde de merakınıza, ilginize ve macera sınırsızlığınıza uygun daha birçok farklı uzmanlık dalışları mevcuttur. Sevdiklerinize dalışı öğretmenin ötesinde eğer daha özel dalışlar yapmasını, ama kurallarına uygun olarak önce kendi sonra etrafındaki diğer dalıcı ve canlıların hayatlarını tehlikeye atmamasını sağlamak isterseniz ve dalışla ilgili merak ettiğiniz her konuda iletişim bilgilerim aracılığı ile bana ulaşabilirsiniz.

Saygılarımla,

 

Yazımın, Steward Dergisinde yayınlanmış halini aşağıdaki linkten de okuyabilirsiniz
http://tuyibder.org/?mart-nisan-2015-1013.html

 

Yorum yaz

Yorum (gerekli)

Bu gönderide HTML etiketleri kullanabilirsiniz

Adınız (gerekli)
E-Posta (gerekli)